16 Ağustos 2018 Perşembe

KADRAJIN ARABI | SOYUT FOTOĞRAF


Dikkat! : İnstagram sayfamızı tâkip etmenizi ricâ ederiz : 
@fotografbahsi.

M. Uğur Gökhan, yayıma hazırlayan : Ziya Şefik Atun, 16 Ağustos 2018, FT.B. 212.

     Fotoğrafta birçok tarzın resim sanatından etkilenerek var olduğunu biliyoruz; bu bağlamda soyut fotoğrafçılık da doğal olarak temel kurallarını resim sanatından almıştır diyebiliriz. Aslında soyut ve soyut fotoğrafın birçok tanımı yapılabilir. Üzerinde anlaşılmış evrensel bir tanım olmamakla birlikte, bu yazımda soyut fotoğrafın tanımını aşağıdaki şekli ile dikkate alacağım:

-Soyut fotoğraf konuyu kolaylıkla kavranabilir bir biçimde sunmaz,
-Soyut fotoğraf görselin detayından daha çok ve öncelikle biçim, renk ve çizgiler yolu ile açıklamada bulunur.

Soyut fotoğrafın işleyişi şu maddeler halinde özetlenebilir :

-Soyut görsellere bakarken beyinin mantıksal süreçleri daha az baskı altındadır.
-Zıtlıkla, izleyenin tepkisi daha çok içgüdüseldir.
-Soyut fotoğraf, öncelikle izleyicinin duyguları ile etkileşime girer.
-Soyut fotoğraf insanların duygu sisteminin mantık sisteminden daha güçlüdür.

     Tüm görsel sanatlarda sunulan biçim, renk ve çizgiler üzerindeki vurgu, insanın algılama sisteminde güçlü tepkilere sebep olur. Örneğin, insanın görme sistemi kırmızı gibi titreşimi yüksek bazı renklerle sarı – mavi gibi renk kontrastının olduğu görüntülere çok daha güçlü ve hızlı cevap verir. Benzer şekilde, beynin belirli bölümleri biçim ve çizgilere yanıt vermeye programlanmıştır. İyi tasarlanmış bir soyut fotoğrafın, insanın algılama, mantık ve duygusal sistemleri ile görseller arasındaki ahenk oluşturacak çok güçlü etkilere sahip olması beklenir.

     Resimden daha kesin bir doğrulukla gerçeği belgelemek amacıyla icat edilen fotoğraf, XIX. yy başlarında ortaya çıkmasıyla birlikte bir süre bu gerçekliğe hizmet etmesine rağmen, resim alanında ortaya çıkan akımlardan etkilenerek, yaratma süreci içerisinde yüzeyde sanat adına, farklı uygulamalara yönelmiştir. Soyut üsluptan etkilenen Fransis Brügir  (Francis Bruguiere) (1880 –1945) ve Alvin Kobörn (Alvin Coburn)’in (1982-1966) uyguladıkları tekniklerle ilk soyut fotoğraflar gerçekleştirilmiştir. Deneysel fotoğraf olarak adlandırılan ve I. Dünya savaşı sonrası ortaya çıkan Dada akımının “anti-sanat” düşüncesinden hareketle gerçekleştirilen soyut fotoğrafın erken örnekleri gazete ve dergilerde yayınlanmış fotoğraflarla yapılan kolaj ve montajlardır. Bunların dışında soyut fotoğraf için yapılan çalışmalar teknik farklılıklarıyla ortaya çıkan uygulamalardır. Kobörn’ün “Vortograf” (“Vortograph”)’ı, Kristiyan Şad (Christian Schad)’ın “Şadograf”  (“Schadopraph”)’ı ve Man Ray’ın “Rayograf” (“Rayopraph)’ları fotoğrafta soyutu yaratmak amacıyla uygulanan tekniklerdir. Con Hartfiyld (John Heartfield), Alesandır Rodçenko (Alexandr Rodchenko) ve Moholi Nagi (Moholy Nagy)’nin icat ettikleri teknikler gibi yeni teknik arayışları yanında Andre Kerteş (Andre Kertesz) aynalarla deformasyona uğrattığı Nü çalışmalarıyla, Ralf Gibson (Ralph Gibson) ışıkla, Rön Bürri (Rene Burri) renklerle soyut çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. Türkiye’de ise 1980’lerin başında Ahmet Öner Gezgin, Nuri Bilge Ceylan, Adnan Ataç, Ali Rıza Akalın ve Tuğrul Çakar soyut fotoğrafın önemli temsilcileridir.


Biçin bozulması, fotoğrafçı : Andre Kerteş (Andre Kertesz), 1933.
 
Kristin (Christine), fotoğraçı : Ralf Gibson (Ralph Gibson), 1981.

Fotoğrafçı : Ahmet Öner Gezgin.


Fotoğrafçı : Ahmet Öner Gezgin.


     Sonuç olarak soyut, gerçekliğe bağlı kalmayı aşarak zihinsel bilgiyi temel alan ya da bilgiyi tümüyle dışlayan bir yaklaşımdır. Burada hedeflenen doğa gerçekliğinden uzaklaşmak gibi gelebilir ancak asıl ulaşılmak istenen insan varlığında doğa gerçeklerine dair oluşan şartlanmışlıklardan meydana gelen bilginin ve şartlanılmış birikimlerin kırılarak, öncelikle doğaya ilişkin nesnelerin farklı şekilde algılanabilirliğinin gösterilmesidir. 






     Ancak soyut kavramıyla tanımlanan yaratma biçimi, resim ve fotoğrafın birbirini etkileyen değil, ama aynı anlamı yansıtan nesne olduklarının ispatı olarak değerlendirilebilir. Çünkü soyut öncesi resim ve fotoğrafın doğa gerçekliğini yansıtma biçimi, uyguladıkları tekniklerden ötürü, farklı olsa da, soyutta bu farklılığı göremeyiz. Çünkü artık her iki uygulama alanında kullanılan, renk ve biçimdir. Her ikisi de nesnel gerçeklerden uzaklaşarak öznel boyutta var olmuştur.

M.Uğur Gökhan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder