Kadir Taş, yayıma hazırlayan : Ziya Şefik Atun, 12 Ekim 2018, FT.B. 283.
Fotoğrafın teknik yönüne dair kelâm etmek nispeten daha kolay ve muhatap kitle tarafından daha anlaşılırdır. Onu oluşturan "yapısal öğeler" her "kayıt edici’" tarafından, eğer işini ciddiye alıyorsa, bilinir. Çerçeve, kompozisyon, leke dengesi, perspektif, ritim, armoni, doku vs. fotoğraf çekiminde yol alındıkça yerli yerine oturur ve "teknikteki olgunlaşma" kendini hissettirir. Zaman içerisinde söz konusu teknik bilgilerden bilinçli sapmalar, yine teknik bir takım "tarzlar"ın gelişmesine imkân tanır. Kadrajın fark edilir biçimde yamuk olması, bakış yüksekliği, bilinen çerçeve alışkanlıkları dışında kırpmalar, diyafram ve enstantene tercihleri üzerinden yapılan manipülasyonlar bu duruma verilecek basit örneklerdir. Çoğu insan artık "klişe" addedilen görüntülerin dışına çıkma adına yukarıda saydığımız ve daha pek çoğu sayılabilecek yöntemlere başvurur. Ne var ki, bu aykırılıkların da önemli bir bölümü zamanla birer "klişe"ye dönüşür. Benzer bir durum çekim sonrası düzenleme (edit) işlemleri için de geçerlidir. Farklı tonlamalar, fotoğrafa sonradan ilave edilen unsurlar, çeşitlik efektler bir anlamda "klişe"ye isyanın, en azından "farklı" göstermenin arayışlarıdır. Tüm bu çalışmaların dönem dönem çok başarılı örneklerinin ortaya konulduğunu söylemek gerekir.