Ziya Şefik Atun.
11 Nisan 2018., FT.B. 00036.

Artık sayısal fotoğraf
çağındayız; sayısal fotoğrafçılığın
bize sağladığı en
büyük im-kânlardan biri de flim ve
banyo masrafını düşünmeden, ister amatör olalım
ister profesyonel ya da sâdece keyfimize göre sadece ânı ya da görüntü
kaydetmek için fotoğraf
çekelim, bol bol fotoğraf çekebilme imkânıdır. Sayısal fotoğrafın
yaşadığımız mordernlik sonrasının hızlı tüketimi esas alan hayat
tarzına uygun bir diğer özelliği de fotoğrafların da çok hızlı tüketilmesidir. Her tüketim süreci ister kısa ister uzun sürsün
bir karar verme sürecidir her insan faaliyetinin bir karar süreci olması
sebebiyle. Her ne amaçla olursa olsun çektiğimiz
pek çok fotoğraftan bir kaçını iyi ya da güzel kabul ediyoruz beğeniyoruz ve profesyonel veya amatör amaçla, birincisinde müşteriye sunarak ikincisinde de sosyal medyada
yayımlayarak tüketiyoruz. Peki ya kötü olan, ya da bizim öyle telâkki ettiğimiz diğer
fotoğraflar? Onlar ya bilgisayarlarımızda ya bellek disklerimizde
ya da telefonlarımızda, tablet bilgisayarlarımızda kalıyor veya beğenmediğimiz
için onları, “Fazla yer kaplamasınlar!”
diye siliyoruz. Bugün sayısal fotoğrafları saklamak, onları doğru düzgün bir şekilde arşivlemek
de ciddî bir sorun hâline geldiği için,
kötü fotoğrafların silinmesi, fotoğrafçılıkla profesyonel seviyede
olmasa da ciddî olarak ilgilenen kişiler
tarafından bile, gayet olağan
bir uygulama olarak kabul edilmektedir. Bu silinmeğe mahkûm kaderleri onların nihaî
sonları olsa da bu sondan önce kaderlerine bir aşama
ekleyerek bu kötü fotoğraflarımızdan,
onları kaderlerine terk etmeden önce, yararlanabilece-ğimizi, düşünüyorum. Pek pek pek çoğumuz artık fotoğrafı
çeker çekmez fotoğraf
makinemizin görüntülüğünden fotoğrafımıza bakarak onun hakkında
bir karar veriyoruz; eve gelir gelmez, özellikle de o gün iyi bir fotoğraf çektiğimize inanıyorsak, ilk işimiz o gün çektiğimiz fotoğrafları fotoğraf makinemizden bilgisayarımıza ak-tarmak, hemen o güzel fotoğrafı
bulmak, onu biraz hayran hayran izlemek ve der-hâl işleyerek bir an önce sosyal medya
hesaplarımızda yayımlamak ve gelecek beğenilerin
ve fotoğrafın
altında akıp gidecek sohbetlerin,
takdirlerin tadını çıkarmak oluyor. Yine pek çoğumuzun
ikinci olarak yaptığı iş beğenmediğimiz fotoğraflarımızı “Bunlara gerek yok!”, “Bunlar
boşu boşuna
yer işgâl
etmesin!”, vs. diyerek, eğer
bu kötü fotoğraflarımızı daha çeker çekmez beğenmeyip de silmediysek, o güzel fotoğrafımızı belki bulur bulmaz ya da o
güzel fotoğrafımızı sosyal medya hesabımızda yayımlar yayımlamaz, silmek oluyor. Yaşadığımız hızlı tüketim çağının başka bir uygulaması da var : geri dönüşüm. Geri dönüşüm, kısaca, çöp, artık ya da kullanılmaz malzeme ya da eşya vs. olarak tasnif edilen, ekonomik fayda
ya da faydalı kullanım ömrünü tamamlamış ya
da çağın
teknolojik ilerlemesinin gerisinde kala-rak verimliliğini yitirmiş eşya,
mâlzeme vs. nin parçalarının
israf edilmeyerek bu parçaların başka üretim süreçlerinde kullanılmasıdır. Biz de o kötü fotoğraflarımızı geriye dönüştürebiliriz! “iyi de, sayısal
olan, sadece bir elektrik kaydı olan, bastırmadığımız bir fotoğrafı
hangi yeni üretim de kullanacağız ki?!” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Hemen cevap
vereyim : Kendi fotoğrafçılığımızı geliştirmek sürecinde, o bitmez tükenmez ve
de hiç de bitmemesi, tükenmemesi, bitirmemiz tüketmemiz gereken öğrenme, gelişme sürecimizde
bu kötü fotoğraflarımızdan
faydalanabiliriz! Nasıl mı? Öncelikle, sahada fotoğraf çekerken
hiçbir fotoğrafınızı silmeyin, kötü olsalar da!
Birincisi, o çekim heyecanıyla ve aslında fotoğrafı görmek için hiç de uygun olmayan o küçücük
görüntülükte o anda fotoğrafınız size kötü görünse de, iyi bir fotoğraf olabilir ya da o fotoğrafı başka bir amaçla kullanabilirsiniz. İkincisi, eve gelip de fotoğraflarınızı bilgisayarınıza yükleyip baktığınızda, hemen o harika fotoğrafınızı aramağa koyulmak yerine önce o kötü fotoğraflarınızı
iyice bir gözden geçirin, o fotoğrafı çekerken ne amaçladığınızı ve neden istediğiniz sonucu alamadığınızı kendinize iyice açıklayın! Üzerinde düşünün! Hâttâ, size tavsiyem : düşündüklerinizi, o kötü fotoğrafı çekmenizin sebeplerini yazın
bir kâğıda
ve birkaç kere bunu okuyun bunu! Başlarda
bu süreç size biraz sıkıcı gelebilirse de bu düşünce
çalışmasını birkaç kere yaptıktan
sonra büyük faydasını göreceksiniz.
Kolay gelsin!
Artık sayısal fotoğraf
çağındayız; sayısal fotoğrafçılığın
bize sağladığı en
büyük im-kânlardan biri de flim ve
banyo masrafını düşünmeden, ister amatör olalım
ister profesyonel ya da sâdece keyfimize göre sadece ânı ya da görüntü
kaydetmek için fotoğraf
çekelim, bol bol fotoğraf çekebilme imkânıdır. Sayısal fotoğrafın
yaşadığımız mordernlik sonrasının hızlı tüketimi esas alan hayat
tarzına uygun bir diğer özelliği de fotoğrafların da çok hızlı tüketilmesidir. Her tüketim süreci ister kısa ister uzun sürsün
bir karar verme sürecidir her insan faaliyetinin bir karar süreci olması
sebebiyle. Her ne amaçla olursa olsun çektiğimiz
pek çok fotoğraftan bir kaçını iyi ya da güzel kabul ediyoruz beğeniyoruz ve profesyonel veya amatör amaçla, birincisinde müşteriye sunarak ikincisinde de sosyal medyada
yayımlayarak tüketiyoruz. Peki ya kötü olan, ya da bizim öyle telâkki ettiğimiz diğer
fotoğraflar? Onlar ya bilgisayarlarımızda ya bellek disklerimizde
ya da telefonlarımızda, tablet bilgisayarlarımızda kalıyor veya beğenmediğimiz
için onları, “Fazla yer kaplamasınlar!”
diye siliyoruz. Bugün sayısal fotoğrafları saklamak, onları doğru düzgün bir şekilde arşivlemek
de ciddî bir sorun hâline geldiği için,
kötü fotoğrafların silinmesi, fotoğrafçılıkla profesyonel seviyede
olmasa da ciddî olarak ilgilenen kişiler
tarafından bile, gayet olağan
bir uygulama olarak kabul edilmektedir. Bu silinmeğe mahkûm kaderleri onların nihaî
sonları olsa da bu sondan önce kaderlerine bir aşama
ekleyerek bu kötü fotoğraflarımızdan,
onları kaderlerine terk etmeden önce, yararlanabilece-ğimizi, düşünüyorum. Pek pek pek çoğumuz artık fotoğrafı
çeker çekmez fotoğraf
makinemizin görüntülüğünden fotoğrafımıza bakarak onun hakkında
bir karar veriyoruz; eve gelir gelmez, özellikle de o gün iyi bir fotoğraf çektiğimize inanıyorsak, ilk işimiz o gün çektiğimiz fotoğrafları fotoğraf makinemizden bilgisayarımıza ak-tarmak, hemen o güzel fotoğrafı
bulmak, onu biraz hayran hayran izlemek ve der-hâl işleyerek bir an önce sosyal medya
hesaplarımızda yayımlamak ve gelecek beğenilerin
ve fotoğrafın
altında akıp gidecek sohbetlerin,
takdirlerin tadını çıkarmak oluyor. Yine pek çoğumuzun
ikinci olarak yaptığı iş beğenmediğimiz fotoğraflarımızı “Bunlara gerek yok!”, “Bunlar
boşu boşuna
yer işgâl
etmesin!”, vs. diyerek, eğer
bu kötü fotoğraflarımızı daha çeker çekmez beğenmeyip de silmediysek, o güzel fotoğrafımızı belki bulur bulmaz ya da o
güzel fotoğrafımızı sosyal medya hesabımızda yayımlar yayımlamaz, silmek oluyor. Yaşadığımız hızlı tüketim çağının başka bir uygulaması da var : geri dönüşüm. Geri dönüşüm, kısaca, çöp, artık ya da kullanılmaz malzeme ya da eşya vs. olarak tasnif edilen, ekonomik fayda
ya da faydalı kullanım ömrünü tamamlamış ya
da çağın
teknolojik ilerlemesinin gerisinde kala-rak verimliliğini yitirmiş eşya,
mâlzeme vs. nin parçalarının
israf edilmeyerek bu parçaların başka üretim süreçlerinde kullanılmasıdır. Biz de o kötü fotoğraflarımızı geriye dönüştürebiliriz! “iyi de, sayısal
olan, sadece bir elektrik kaydı olan, bastırmadığımız bir fotoğrafı
hangi yeni üretim de kullanacağız ki?!” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Hemen cevap
vereyim : Kendi fotoğrafçılığımızı geliştirmek sürecinde, o bitmez tükenmez ve
de hiç de bitmemesi, tükenmemesi, bitirmemiz tüketmemiz gereken öğrenme, gelişme sürecimizde
bu kötü fotoğraflarımızdan
faydalanabiliriz! Nasıl mı? Öncelikle, sahada fotoğraf çekerken
hiçbir fotoğrafınızı silmeyin, kötü olsalar da!
Birincisi, o çekim heyecanıyla ve aslında fotoğrafı görmek için hiç de uygun olmayan o küçücük
görüntülükte o anda fotoğrafınız size kötü görünse de, iyi bir fotoğraf olabilir ya da o fotoğrafı başka bir amaçla kullanabilirsiniz. İkincisi, eve gelip de fotoğraflarınızı bilgisayarınıza yükleyip baktığınızda, hemen o harika fotoğrafınızı aramağa koyulmak yerine önce o kötü fotoğraflarınızı
iyice bir gözden geçirin, o fotoğrafı çekerken ne amaçladığınızı ve neden istediğiniz sonucu alamadığınızı kendinize iyice açıklayın! Üzerinde düşünün! Hâttâ, size tavsiyem : düşündüklerinizi, o kötü fotoğrafı çekmenizin sebeplerini yazın
bir kâğıda
ve birkaç kere bunu okuyun bunu! Başlarda
bu süreç size biraz sıkıcı gelebilirse de bu düşünce
çalışmasını birkaç kere yaptıktan
sonra büyük faydasını göreceksiniz.
Kolay gelsin!
Çok doğru tespit.
YanıtlaSilÖzellikle fotografa yeni başylayanları ilgilendiren bu güzel yazın için teşekkür ederiz Ziya.