21 Nisan 2018 Cumartesi

PİKSEL PİKSEL HİKÂYELER | OMUZ



 Rana Öztürk, yayına hazırlayan : Ziya Şefik Atun, 21 Nisan 2018, FT.B. 00079


Bir baba eğilmiş başına kızına gülümsüyor; yok gülümsemiyor mutluluğun şarkısını söylüyor.. Duyuyorum, ağızlarından kulaklarına varan her çizgide duyuyorum.. sıralanan dişlerin arasından çıkan her seste.. duyuyorum gözlerinin en sade deminde.. kız başını yaslıyor baba omuzuna ..kızlarını sevmeyen bir ülkede..baba omuzu.. fotoğrafa bakıyorum.. beni mutlu ediyor kızına verilen bu omuz..
seviyorum gülümsemelerini ..kıskanırcasına.. aynı burun aynı ağız aynı gülümseme baba kız.. fotoğrafa bakmayı bırakıyorum.. Leptobumuda bırakıyorum kenara.. kokmayan sigaradan bir nefes alıyorum.. yalan.. kokmayan sigara yok ki :) ..gülümsüyorum öpülebilirlik ihtimali ile sigaramı söndürüyorum.. Sıkılıyorum evde.. üstüme geçirdiğim tişörtümün üstüne ince ceketimi alıyorum.. bahar gelmiş memleketime ince yeter.. Dışarı çıkıyorum.. ılık esintiyle rüzgar yüzüme vuruyor bir süre.. Alışıyorum hemen esintiye, duymuyorum artık..Otobüse biniyorum.. kartsız olana.. kart yok.. bozuk paramı veriyorum bozuk paramı alıyorum.. Cam kenarı.. cam kenarı seviyorum arıyorum..arka sırada buluyorum.. cam kenarına sığınıyorum iyice.. ötübüsün kenarına, camına yapışıyorum izliyorum dışarıyı, ve upuzun sahil şeridini.. otobüste yapayalnızmışım gibi.. duymuyorum kimseyi nerde durdu nerde kalktı farketmiyorum bile.. yalnızca dışarısı var içimin dışarısı.. düşüncelerim otobüs camında.. camda tek tek öğrenilmiş tecrübeler geçiyor içimden trende geçiyor içimden.. Güvercin havalanmıyor ama.. Baba kız fotoğrafı geliyor gözümün önüne .. adamın dizleri kalbinde..gülümsüyorum hissediyorum onlar gibi gülümsüyorum gözlerimi kısarak.. gözlerimde mutluluğu demleyerek... kocaman acılarda demlenen mutluluk.. .
Varmak istediğim yere çoktan gelmişiz son anda fırlıyorum yerimden son anda şoföre kapıyı kapatmaması için sesleniyorum.. 'bir dakika iniyorum'.. indim..
İndim yürüyorum sahil şeridi upuzun .. ömür gibi.. telefonumun kulaklığını takıyorum.. spotıfy ..açıyorum.. ikinci yenileri dinliyorum solgun şarkılar eşliğinde..bir bank buluyorum.. bankta gölge güneş düellosu var.. zaman geçtikçe gölge yer değiştiriyor..oturuyorum..neyse ki bankta ruhuma yer buluyorum..denizi izliyorum.. susa susa.. susarak dinliyorum yarını.. fırtınalarla izliyorum denizi.. İlkbaharın gelişini kabullenemiyorum beynimde fırtınalar.. esinti var..fularımla yenik düşmüş boynumu sarıyorum.. mentollü sigaramı yakıyorum, öpülebilirlik ihtimalini hiç düşünmeden..baba omuzunu düşünerek.. gölge uzuyor bankta.. gölge uzadıkça omuz kısalıyor...dünya dertleniyor. benim vasat hikayem tutunduğu yerden kırılıyor..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder