Rana Öztürk, yayına hazırlayan : Ziya Şefik Atun, 21 Nisan 2018, FT.B. 00079
seviyorum gülümsemelerini ..kıskanırcasına.. aynı burun
aynı ağız
aynı gülümseme baba kız.. fotoğrafa bakmayı bırakıyorum.. Leptobumuda bırakıyorum kenara.. kokmayan
sigaradan bir nefes alıyorum..
yalan.. kokmayan sigara yok ki :) ..gülümsüyorum öpülebilirlik ihtimali ile
sigaramı söndürüyorum.. Sıkılıyorum
evde.. üstüme geçirdiğim
tişörtümün üstüne ince ceketimi alıyorum.. bahar gelmiş memleketime ince yeter.. Dışarı çıkıyorum.. ılık esintiyle rüzgar yüzüme vuruyor bir süre.. Alışıyorum hemen esintiye,
duymuyorum artık..Otobüse biniyorum.. kartsız
olana.. kart yok.. bozuk paramı veriyorum bozuk paramı alıyorum.. Cam kenarı..
cam kenarı seviyorum arıyorum..arka sırada buluyorum.. cam kenarına sığınıyorum iyice.. ötübüsün kenarına, camına yapışıyorum izliyorum dışarıyı, ve upuzun sahil şeridini.. otobüste yapayalnızmışım
gibi.. duymuyorum kimseyi nerde durdu nerde kalktı farketmiyorum bile.. yalnızca dışarısı var içimin dışarısı.. düşüncelerim otobüs camında.. camda tek tek öğrenilmiş tecrübeler geçiyor
içimden trende geçiyor içimden.. Güvercin havalanmıyor ama..
Baba kız fotoğrafı geliyor gözümün önüne .. adamın dizleri kalbinde..gülümsüyorum hissediyorum onlar
gibi gülümsüyorum gözlerimi kısarak.. gözlerimde mutluluğu demleyerek... kocaman acılarda demlenen mutluluk.. .
Varmak istediğim
yere çoktan gelmişiz
son anda fırlıyorum yerimden son anda şoföre
kapıyı kapatmaması için sesleniyorum.. 'bir
dakika iniyorum'.. indim..
İndim yürüyorum sahil şeridi upuzun .. ömür gibi.. telefonumun kulaklığını takıyorum.. spotıfy ..açıyorum.. ikinci yenileri
dinliyorum solgun şarkılar eşliğinde..bir
bank buluyorum.. bankta gölge
güneş düellosu
var.. zaman geçtikçe gölge yer değiştiriyor..oturuyorum..neyse
ki bankta ruhuma yer buluyorum..denizi izliyorum.. susa susa.. susarak
dinliyorum yarını.. fırtınalarla izliyorum denizi.. İlkbaharın gelişini
kabullenemiyorum beynimde fırtınalar.. esinti var..fularımla yenik düşmüş
boynumu sarıyorum..
mentollü sigaramı yakıyorum, öpülebilirlik ihtimalini hiç düşünmeden..baba omuzunu düşünerek.. gölge uzuyor bankta.. gölge uzadıkça omuz
kısalıyor...dünya dertleniyor. benim vasat hikayem tutunduğu yerden kırılıyor..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder