29 Nisan 2018 Pazar

KADRAJIN YAMUĞU | GELENEKSEL MEDYA ERİRKEN SAYISAL MEDYA DEVRİNDE FOTOĞRAFÇI, KİTLESİNİ NASIL ARTTIRABİLİR?



Sayısal Medya Çağında Fotoğrafçılara Algoritmalarla Başa Çıkabilmeleri İçin Bir Tavsiye.
Daniyel Jakson (Danielle Jackson), özetleyerek tercüme : Ziya Şefik Atun, 28 Nisan 2018, FT.B. 00089.

Daniyele Jakson'un Tekrar Resimleme (Re-Picture) adlı internet yöresinden yayımlanan makalesini serbest çeviri yöntemiyle tercüme ederek dikkatinize sunuyoruz. Yazının aşağıda belirttiğimiz internet adresini ziyaret etmenizin ve yazıyı beğendiğinizin bir nişanesi olarak alkış düğmenisini tıklamanızın ve internet yöresinin e-posta hesabına üye olarak yayınlarının takibinizin bu türden kaliteli yayınların artması yolunda yayımcılara vereceğiniz önemli bir destek olacağını hatırlatrırız.

Makalenin aslı : 
"The impact of photography amidst the extinction of the mass media", Danielle Jackson, erişim : https://medium.com/re-picture/the-impact-of-photography-amidst-the-extinction-of-the-mass-media-d265482a5cae , son erişim tarihi : 27 Nisan 2017.


Sayısal Medya Çağında Algoritmalarla Başa Çıkmakabilmeleri İçin Fotoğrafçılara Bir Tavsiye.

Daniyel Jakson (Danielle Jackson)’un 20 Nisan 2018 günü Tekrar Resimleme (Re-Pucture)’da yayımlanan    ve parçalanmış medya döneminde fotoğrafların yayılma yollarının çeşitlendirilmesinin imkânlarını sorguladığı makalesine birkaç yıl önce arkadaşlarının sosyal medya fotoğraflarını arşivlemeğe başladığını ve bir süre sonra aynı ortamları paylaştığı bu kişilerin medyada çalışanlar, radikal eylemciler vb. topluluklar olarak sınıfladığında  hemen hemen her bir topluluğun farklı bir imaj dünyasında yaşadığını fark ettiğini yazarak başlamış. Son zamanlarda medya dünyasında pek de tercih edilmeyen fotoğrafçıları öne çıkarmayı amaçlayan pek çok teşebbüsün başlatıldığını ancak bunların büyük kitlelere ulaşmakta başarılı olamaycağını düşündüğünü belirterek devam ediyor makalesine Daniyel Jakson.


Daniyel Jakson’a göre, günde bir milyar fotoğrafın yüklendiği sosyal medyada foto muhabirleri geniş kitlelere ulaşamamaktadır. Bunun sebebi, insanların dikkat dağınıklığının bu muhabirlerin kamuoyunu fotoğraflarıyla şekillendirme imkânının azaltmasıdır. Foto muhabirlerini desteklemek maksadıyla hayata geçirilmiş bu teşebbüsler arasında bulunan ve geniş çeşitliliğe sahip bazı teşebbüsler de tanınmamış fotoğrafçıların, çeşmenin başını tutanların yeni türden iş ilişkileri kurmalarına sebep olarak, dünyayı sayısız bilgilendirme merkezlerine bölmektedir. Geniş yayıncılığa (broadcasting) karşı dar yayıncılık (narrowcasting) çabucak yeni norm haline gelmiştir. İzleyici topluluklarının artık küçük, münferit topluluklar olup giderek aynı düşüncelere sâhip kişilerden oluştuğu görülmektedir. Medyada çeşitlendirmeği yapabilmek için bu iklimin anlaşılması son derece önemlidir. Fotoğraf bu güne kadar erişebileceği en geniş kitleye erişirken, önceden marjinal kabul edilen kabiliyetlerin bakış açılarını kimlerin göreceği ise kesin değildir.

Son Feysbuk rezâletinden anamalcılığın insanları aynı bilgiye erişmekten mahrum etmenin yolunu bulduğunu öğrendik.  Kişisel bilgileri derleyen ve bunu paraya çeviren takip ekonomisi, kişilerin veri akışını takip ederek, tek tek şahısları hedef alarak ve her bir kişiye uygun olan bilgiyi o kişilere göndermek suretiyle bölük pörçük bir medya oluşturmuştur. Pek çok fotoğrafçı hâlâ geleneksel medyanın sunduğu tasdik ve dağıtıma göre hareket etmektedir. Geleneksel medya bir zamanlar erişebildiği sayıda kişiye artık erişememektedir. Nüfusu 327 000 000 kişi olan Birleşik Amerika Devletleri’nde pek az sayıda dergi pazara 3 000 000 adetten fazla dağıtılmaktadır. Amerikalı televizyon izleyicilerinin dikkati birbiriyle rekabet eden pek çok programa dağılmıştır. En çok seyredilen televizyon programının izleyici sayısı 18 500 000 kişidir ve bu sayı 1996 senesinde en çok izlenen televizyon programının izleyici sayısından yaklaşık 15 000 000 kişi daha azdır, Birleşik Amerika Devletleri'nin bugünkü nüfusunun 1996 senesindeki nüfusundan 60 000 000 kişi daha fazla olmasına rağmen. Kablodan yayın yapan televizyonlar en çok seyredildikleri günlük zaman diliminde (praym taym / prime time) ancak 3 000 000 kişi tarafından izlenmektedir. Niyork Tayms (New York Times) gazetesinin 2017 yılının sonu itibariyle yazılı ve sayısal nüshalarının abonelerinin toplamı 3 500 000 kişiye ulaşmıştır; Hayat (Layf / Life) degisine 1968 yılında 7 500 000 kişi aboneydi.

Sayısal trafik büyük rakkama ulaşmasına rağmen sürekli bağlılık temin etmemektedir. Niyork Tayms gazetesinin internet yayımı 2017 yılında ayda ortalama 89 000 000 ziyaretçi çekmiştir;  ziyaretçilerin pek çoğu gazetenin internet nüshası abonesi olmayan gel-geç ziyaretçiler olup internet yöresini ayda on defadan az olmak üzere her defasında beş dakika ziyaret etmiştir. Vaşington Postası (Washington Post) gazetesinin ayda ortalama 89 000 000 ziyaretçisinin %85’i ayda üç makaleden daha fazla makale okumamaktadır. Feysbuk basın-yayım organları tarafından yayımlanan yayınları sınırlandırmak maksadıyla algoritmasını değiştireceğini açıklamıştır; foto muhabirliği de dahil olmak üzere zatında büyük bir güce sahip tüm gazetecilik dallarını zayıflatacaktır bu uygulama.

Geleneksel medya erirken sosyal medynın gülenmesine rağmen fotoğrafçılığa adanmış sayısal yayımlar ve internet günlüklerinin ulaşabildiği kitle sınırlıdır. İnternette belgesel fotoğrafçıları izlediğinizde, belgesel fotoğrafçıların fotoğraflarını sanki birbirleri için yayımladıkları hissine kapılırsınız. Birkaç şirket bu işte başarılıdır. Milli Coğrafya (National Geographic) birbirne bağlı internet yöreleri ağı sayesinde 350 000 000 kullanıcıya sahipken Taym IşıkKutusu (Time LightBox) 800 000 civarında; Niyorklu'nun Fotoğraf Kulubesi’ni (New Yorker’s Photo Booth) hemen hemen 620 000 kişi takip etmektedir; Büyük Fotoğraflar (Magnum Photos) ve Mercek Kültürü (Lens Culture) internet yörelerinin her birini son aylarda ziyaret edenlerin aylık sayısı 400 000 kişiden azdır. Pek çok fotoğrafçıyı instagramda 100 000 kişiden az kişi takip ederken, birkaç fotoğrafçıyı 1 000 000 kişiden fazla kişi takip etmektedir. Genel olarak fotoğrafçılar geniş kitlelere ulaşamamaktadır.

Son zamanlarda hakkında en çok konuşulan fotoğraflar bile bizim istediğimiz kadar geniş kitleye ulaşamamıştır. 2016 yılında yapılan bir araştırmaya göre, zenci internet kullanıcılarının gördüğü ve ırktan bahseden gönderi sayısı beyaz internet kullanıcılarının gördüğü aynı konudaki gönderi sayısının yaklaşık iki katıdır. Bu kış yarıyılında öğrencim olan dokuz üniversite öğrencisinden sadece ikisinin 2015 senesinde Türkiye sahillerine cesedi vuran Suriyeli Aylan Kürdi bebeğin fotoğrafını gördüğünü öğrendiğimde şaşırmıştım.

Bazıları sesleri yeterince duyurulmayan fotoğrafçılara kitaplar ve sergiler sayesinde erişebilse de, pek çok kişinin önüne zaten görmüş oldukları fotoğraflar algoritmalar vasıtasıyla konmaktadır. Pek çok kişi gruplaşmanın peşine takıldığından insanlar kendi alt kültürleri haricindeki dünyaya bigânedir. İnsanların tanıdıkları topluluğun bilgi dehlizlerine gömülmesi keşfetme cevherinin yerini almıştır. Kişiler kendi dünya görüşlerinin aksini esas alan fotoğraflar aramak iradesini gösterseler dahi, sonuçlar arama geçmişlerine ve diğer değişkenlere göre karşılarına dizilmektedir.

2015 yılında yapılan bir araştırma arkadaş seçimlerimizin ve tıkladığımız içeriklerin feysbukta tercih dünyamızı oluşturmada algoritmalardan daha etkili olduğunu göstermiştir. Yine de, bir fotoğrafçı için kalabalıkça bir takipçi kümesi oluşturmak mümkünse de, fotoğrafçı geleneksel medyanın altın devrinde farklı kesimlere mensup kişilerden oluşturabildiği kadar geniş ve çeşitli bir okuyucu kitlesi oluşturamaz.
Bu gidişatı kırmak için İnternet üzerinde bazı teşebbüslere girişilmektedir. Ancak, bu teşebbüsler fotoğrafların bezer düşüncedeki insanlar tarafından görülmesini sağlamak bir tarafa fotoğrafların sadece algoritmaların seçtiği kişiler tarafından görülmesi anlamına da gelmektedir. Bu kısıtlara rağmen hala hedef kitlelerinin kimler olduğu sorulduğunda hedef kitlerinin herkes olduğunu söyleyen fotoğrafçılara rastlamaktayım.

Bu kısıtları aşmak için fotoğrafçıların fotoğraflarını hakikaten inceleyecek, değerlendirecek küçük kitlelere ulaştırmağı bilecekler ya da kendi dünyaları dışında daha geniş bir kitleye erişecek yolları bulmalıdır.

Fotoğrafçılar internet üzerinde teşebbüste bulunmadan (internet sitelerini kurmak vb.) önce hedef kitlelerini ve bu kitleden en yüksek verimi nasıl elde edebileceklerini planlamalıdır. Çok maliyetli fotoğraf projelerine girişmeden önce fotoğrafçılar bu projeyi kullanacakların projeyi nasıl değerlendirecekleri hususunda kendi kendilerine dürüst olmaları gerekmektedir. Sayfasına kaç kişinin bakması ya da kaç ziyaretçi fotoğrafçıyı memnun edecektir? Fotoğrafçıların pazarlamacı ve yayıncı gibi çalışması; fotoğraflarının hedef kitlelere ulaşması için sosyal medya pazarlama, internet trafiği uzmanlarıyla işbirliğine gitmeleri gerekmektedir.

Fotoğraf, vidyo ve diğer ortamlara kaşı zemin kaybettiğinden fotoğrafçıların fotoğraflarının pazarlanma alanını genişletecek işbirliklerine başvurmaları gerekmektedir. Ben iki imikan görüyorum : Ya fotoğrafçılar kendi tabanlarına bağlı kalarak kendilerine komşu izleyici bölmelerindeki etki unsurlarıyla işbirliği yapacacaktır; ya da daha farklı özelliklere sahip pek çok kişiyi kapsayan ve geniş kitlelere ulaşabilen platformlarla işbirliğine gidecektir.

Küçük kitlelere ulaşmağa alışkın belgesel film çekenler, işe  etki uyandırıcılarla başlayarak filmlerinin değişim seferberliklerinde gösterilmesini temin etmiştir. Fotoğrafçılar bu tecrübeden ilham alabilir. Magnum Vakfı’na üye Ugandalı fotoğrafçı Ester Mıbabazı (Esther Mbabazi) tecrübeli tasarımcı Kiyersten Neş (Kiersten Nash) ile beraber çalışarak yaşlıların kendi hallerine terkedilmelerine dair projesini bu tavra karşı mücadeleyi bir gerilla müdafaası seferberliğine dönüştüren çak katmanlı bir plan hazırlamıştır. Hedef kitlesini ve bu kitlenin nerelerde toplandıklarını tespit ettikten sonra, Mıbabazı ve Neş, halkı doğrudan internet üzerinden eyleme geçmeğe çağıran bir logo, metin ve fotoğraflar hazırlamış ve bunları Kampala’da dağıtmıştır. Niyork Kenti’nde, zehirli malzemeler kullanılarak inşa edilmiş toplu konutlarda yaşayan insanların fotoğraflarını çeken Ana Bridiga’ nın bu fotoğrafları Niyork Tayms, Niyork Günlük Haberler (New York Daily News) ve VAYS (VICE)’ta yayımlandıysa da, Menhettın Birlikte (Manhattan Together) adlı sivil toplum kuruluşunun Bridiga’nın fotoğraflarını yerel toplantılarında ve Niyork Kenti yönetimi'ne karşı açtıkları davada kullanması bu projenin hak ettiği başarıya ulaşmasını sağlamıştır. Valter Premo (Walter Premo)’nun kısa filmi ve sergisi Kanadalı bir topluluğun eyaletlerinde petrol kuyusu açılmasının ve eyaletlerinin yağmalanmasının durdurulmasıyla sonuçlanan başarılı mücadelesini anlatmaktadır. Önceden örgütçü olan Premo filmini bezer mücadeleler veren topluluklara seyrettirmiş ve yerel topluluklara sergi mahalinde, izleyecekleri stratejiler hakkında öncülük etmiştir.

Seslerini duyuramayan fotoğrafçılar egemen kültürü değiştirmekle meşguldürler ama fotoğraflarını görmekten fayda sağlayacak kitlelerin hangi kitleler olacağı üzerinde düşünebilirler bu arada. Mesela, siyahilerin tarihi yerleşme bölgesi Küins (Queens) kenar mahallesindeki Afrikalı Amerikalı ev sahiplerinin hikayelerini anlatan, yıldızı parlayan   Elyas Wilyams (Elias Williams)! Wilyans’ın fotoğraflarını gören beyaz fotoğrafçılar, orta sınıftan bir siyahinin evinin içini gösteren bir fotoğrafı o güne kadar hiç görmediklerini söylemiştir Vilyams’a. Ancak hiçbirinin, benim otuz yaşlarında ve Vilyams’ın oturduğu Güney Bronks (Bronx)’tan 10 dakikalık bir mesafede kirada oturan berberim gibi bir berberi yoktur. Bir keresinde onun berber sandalyesinde otururken bana “Kosbi Şov (The Cosby Show) bizlerin de bir ev sahibi olabileceğimizi gördüğümüz tek yerdi” demişti. Ya bir de Vilyams fotoğrafları benim berbeirimin instagram hesabında ya da berberimin ziyaret ettiği internet yörelerinde görülse! Vilyams’ın fotoğrafları bir de bu bölgede de dağıtılsaydı!?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder