Sayısal Medya Çağında Fotoğrafçılara
Algoritmalarla Başa Çıkabilmeleri İçin
Bir Tavsiye.
Daniyel Jakson (Danielle Jackson), özetleyerek tercüme : Ziya Şefik Atun, 28 Nisan 2018, FT.B. 00089.
Daniyele Jakson'un Tekrar Resimleme (Re-Picture) adlı internet yöresinden yayımlanan makalesini serbest çeviri yöntemiyle tercüme ederek dikkatinize sunuyoruz. Yazının aşağıda belirttiğimiz internet adresini ziyaret etmenizin ve yazıyı beğendiğinizin bir nişanesi olarak alkış düğmenisini tıklamanızın ve internet yöresinin e-posta hesabına üye olarak yayınlarının takibinizin bu türden kaliteli yayınların artması yolunda yayımcılara vereceğiniz önemli bir destek olacağını hatırlatrırız.
Makalenin aslı :
"The impact of photography amidst the extinction of the mass media", Danielle Jackson, erişim : https://medium.com/re-picture/the-impact-of-photography-amidst-the-extinction-of-the-mass-media-d265482a5cae , son erişim tarihi : 27 Nisan 2017.
Sayısal Medya Çağında Algoritmalarla Başa Çıkmakabilmeleri İçin Fotoğrafçılara
Bir Tavsiye.
Daniyel
Jakson (Danielle Jackson)’un 20 Nisan 2018 günü Tekrar Resimleme (Re-Pucture)’da
yayımlanan ve parçalanmış
medya döneminde fotoğrafların yayılma yollarının çeşitlendirilmesinin
imkânlarını sorguladığı makalesine birkaç yıl önce arkadaşlarının sosyal medya
fotoğraflarını arşivlemeğe başladığını ve bir süre sonra aynı ortamları
paylaştığı bu kişilerin medyada çalışanlar, radikal eylemciler vb. topluluklar
olarak sınıfladığında hemen hemen her
bir topluluğun farklı bir imaj dünyasında yaşadığını fark ettiğini yazarak
başlamış. Son zamanlarda medya dünyasında pek de tercih edilmeyen
fotoğrafçıları öne çıkarmayı amaçlayan pek çok teşebbüsün başlatıldığını ancak
bunların büyük kitlelere ulaşmakta başarılı olamaycağını düşündüğünü belirterek
devam ediyor makalesine Daniyel Jakson.
Daniyel Jakson’a göre, günde bir milyar fotoğrafın
yüklendiği sosyal medyada foto muhabirleri geniş kitlelere ulaşamamaktadır.
Bunun sebebi, insanların dikkat dağınıklığının bu muhabirlerin kamuoyunu
fotoğraflarıyla şekillendirme imkânının azaltmasıdır. Foto muhabirlerini desteklemek
maksadıyla hayata geçirilmiş bu teşebbüsler arasında bulunan ve geniş çeşitliliğe sahip bazı teşebbüsler de tanınmamış fotoğrafçıların,
çeşmenin başını tutanların yeni türden iş ilişkileri kurmalarına sebep olarak,
dünyayı sayısız bilgilendirme merkezlerine bölmektedir. Geniş yayıncılığa
(broadcasting) karşı dar yayıncılık (narrowcasting) çabucak yeni norm haline
gelmiştir. İzleyici topluluklarının artık
küçük, münferit topluluklar olup giderek aynı düşüncelere sâhip kişilerden oluştuğu
görülmektedir. Medyada çeşitlendirmeği yapabilmek için bu iklimin anlaşılması
son derece önemlidir. Fotoğraf bu güne kadar erişebileceği en geniş kitleye
erişirken, önceden marjinal kabul edilen kabiliyetlerin bakış açılarını
kimlerin göreceği ise kesin değildir.
Son Feysbuk rezâletinden anamalcılığın insanları aynı bilgiye erişmekten
mahrum etmenin yolunu bulduğunu öğrendik. Kişisel bilgileri derleyen ve bunu paraya çeviren
takip ekonomisi, kişilerin veri akışını takip ederek, tek tek şahısları hedef
alarak ve her bir kişiye uygun olan bilgiyi o kişilere göndermek suretiyle
bölük pörçük bir medya oluşturmuştur. Pek çok fotoğrafçı hâlâ geleneksel
medyanın sunduğu tasdik ve dağıtıma göre hareket etmektedir. Geleneksel medya bir
zamanlar erişebildiği sayıda kişiye artık erişememektedir. Nüfusu 327 000 000
kişi olan Birleşik Amerika Devletleri’nde pek az sayıda dergi pazara 3 000 000
adetten fazla dağıtılmaktadır. Amerikalı televizyon izleyicilerinin dikkati birbiriyle
rekabet eden pek çok programa dağılmıştır. En çok seyredilen televizyon programının
izleyici sayısı 18 500 000 kişidir ve bu sayı 1996 senesinde en çok izlenen
televizyon programının izleyici sayısından yaklaşık 15 000 000 kişi daha azdır, Birleşik Amerika Devletleri'nin bugünkü nüfusunun
1996 senesindeki nüfusundan 60 000 000 kişi daha fazla olmasına rağmen. Kablodan yayın
yapan televizyonlar en çok seyredildikleri günlük zaman diliminde (praym taym /
prime time) ancak 3 000 000 kişi tarafından izlenmektedir. Niyork Tayms (New
York Times) gazetesinin 2017 yılının sonu itibariyle yazılı ve sayısal
nüshalarının abonelerinin toplamı 3 500 000 kişiye ulaşmıştır; Hayat (Layf /
Life) degisine 1968 yılında 7 500 000 kişi aboneydi.
Sayısal trafik büyük rakkama ulaşmasına rağmen sürekli
bağlılık temin etmemektedir. Niyork Tayms gazetesinin internet yayımı 2017
yılında ayda ortalama 89 000 000 ziyaretçi çekmiştir; ziyaretçilerin pek çoğu gazetenin internet nüshası abonesi olmayan gel-geç ziyaretçiler olup internet yöresini ayda on defadan az olmak üzere her defasında beş dakika ziyaret etmiştir. Vaşington Postası (Washington Post)
gazetesinin ayda ortalama 89 000 000 ziyaretçisinin %85’i ayda üç makaleden
daha fazla makale okumamaktadır. Feysbuk basın-yayım organları tarafından
yayımlanan yayınları sınırlandırmak maksadıyla algoritmasını değiştireceğini
açıklamıştır; foto muhabirliği de dahil olmak üzere zatında büyük bir güce
sahip tüm gazetecilik dallarını zayıflatacaktır bu uygulama.
Geleneksel medya erirken sosyal medynın gülenmesine rağmen fotoğrafçılığa
adanmış
sayısal yayımlar ve internet günlüklerinin ulaşabildiği
kitle sınırlıdır. İnternette belgesel fotoğrafçıları
izlediğinizde, belgesel fotoğrafçıların fotoğraflarını sanki birbirleri için yayımladıkları
hissine kapılırsınız. Birkaç şirket bu işte başarılıdır. Milli Coğrafya (National
Geographic) birbirne bağlı internet yöreleri ağı sayesinde 350 000 000
kullanıcıya sahipken Taym IşıkKutusu (Time LightBox) 800 000 civarında;
Niyorklu'nun Fotoğraf Kulubesi’ni (New Yorker’s Photo Booth) hemen hemen 620 000
kişi takip etmektedir; Büyük Fotoğraflar (Magnum Photos) ve Mercek Kültürü
(Lens Culture) internet yörelerinin her birini son aylarda ziyaret
edenlerin aylık sayısı 400 000 kişiden azdır. Pek çok fotoğrafçıyı instagramda 100
000 kişiden az kişi takip ederken, birkaç fotoğrafçıyı 1 000 000 kişiden fazla kişi
takip etmektedir. Genel olarak fotoğrafçılar geniş kitlelere ulaşamamaktadır.
Son zamanlarda hakkında en çok konuşulan fotoğraflar
bile bizim istediğimiz kadar geniş kitleye ulaşamamıştır. 2016 yılında yapılan
bir araştırmaya göre, zenci internet kullanıcılarının gördüğü ve ırktan bahseden
gönderi sayısı beyaz internet kullanıcılarının gördüğü aynı konudaki gönderi
sayısının yaklaşık iki katıdır. Bu kış yarıyılında öğrencim olan dokuz
üniversite öğrencisinden sadece ikisinin 2015 senesinde Türkiye sahillerine
cesedi vuran Suriyeli Aylan Kürdi bebeğin fotoğrafını gördüğünü öğrendiğimde
şaşırmıştım.
Bazıları sesleri yeterince duyurulmayan fotoğrafçılara
kitaplar ve sergiler sayesinde erişebilse de, pek çok kişinin önüne zaten görmüş
oldukları fotoğraflar algoritmalar vasıtasıyla konmaktadır. Pek çok kişi gruplaşmanın peşine takıldığından insanlar kendi alt
kültürleri haricindeki dünyaya bigânedir. İnsanların tanıdıkları topluluğun
bilgi dehlizlerine gömülmesi keşfetme cevherinin yerini almıştır. Kişiler kendi
dünya görüşlerinin aksini esas alan fotoğraflar aramak iradesini gösterseler
dahi, sonuçlar arama geçmişlerine ve diğer değişkenlere göre karşılarına
dizilmektedir.
2015 yılında yapılan bir araştırma arkadaş seçimlerimizin
ve tıkladığımız içeriklerin feysbukta tercih dünyamızı oluşturmada algoritmalardan
daha etkili olduğunu göstermiştir. Yine de, bir fotoğrafçı için kalabalıkça bir
takipçi kümesi oluşturmak mümkünse de, fotoğrafçı geleneksel
medyanın altın devrinde farklı kesimlere mensup kişilerden oluşturabildiği kadar
geniş ve çeşitli bir okuyucu kitlesi oluşturamaz.
Bu gidişatı kırmak için İnternet üzerinde bazı teşebbüslere
girişilmektedir. Ancak, bu teşebbüsler
fotoğrafların bezer düşüncedeki
insanlar tarafından
görülmesini sağlamak bir tarafa fotoğrafların sadece algoritmaların seçtiği kişiler
tarafından görülmesi anlamına da gelmektedir. Bu kısıtlara rağmen hala hedef
kitlelerinin kimler olduğu sorulduğunda hedef kitlerinin herkes olduğunu
söyleyen fotoğrafçılara rastlamaktayım.
Bu kısıtları aşmak için fotoğrafçıların fotoğraflarını
hakikaten inceleyecek, değerlendirecek küçük kitlelere ulaştırmağı bilecekler
ya da kendi dünyaları dışında daha geniş bir kitleye erişecek yolları
bulmalıdır.
Fotoğrafçılar internet üzerinde teşebbüste bulunmadan (internet
sitelerini kurmak vb.) önce hedef kitlelerini ve bu kitleden en yüksek verimi
nasıl elde edebileceklerini planlamalıdır. Çok maliyetli fotoğraf
projelerine girişmeden önce fotoğrafçılar bu projeyi kullanacakların
projeyi nasıl değerlendirecekleri hususunda kendi kendilerine dürüst olmaları
gerekmektedir. Sayfasına kaç kişinin bakması ya da kaç ziyaretçi fotoğrafçıyı
memnun edecektir? Fotoğrafçıların pazarlamacı ve yayıncı gibi çalışması;
fotoğraflarının hedef kitlelere ulaşması için sosyal medya pazarlama, internet
trafiği uzmanlarıyla işbirliğine gitmeleri gerekmektedir.
Fotoğraf, vidyo ve diğer ortamlara kaşı zemin
kaybettiğinden fotoğrafçıların fotoğraflarının pazarlanma alanını genişletecek
işbirliklerine başvurmaları gerekmektedir. Ben iki imikan görüyorum : Ya
fotoğrafçılar kendi tabanlarına bağlı kalarak kendilerine komşu izleyici
bölmelerindeki etki unsurlarıyla işbirliği yapacacaktır; ya da daha farklı
özelliklere sahip pek çok kişiyi kapsayan ve geniş kitlelere ulaşabilen platformlarla
işbirliğine gidecektir.
Küçük kitlelere ulaşmağa alışkın belgesel film çekenler,
işe etki uyandırıcılarla başlayarak filmlerinin
değişim seferberliklerinde gösterilmesini temin etmiştir. Fotoğrafçılar bu
tecrübeden ilham alabilir. Magnum Vakfı’na üye Ugandalı fotoğrafçı Ester Mıbabazı
(Esther Mbabazi) tecrübeli tasarımcı Kiyersten Neş (Kiersten Nash) ile beraber
çalışarak yaşlıların kendi hallerine terkedilmelerine dair projesini bu tavra
karşı mücadeleyi
bir gerilla müdafaası seferberliğine dönüştüren çak katmanlı bir plan
hazırlamıştır. Hedef kitlesini ve bu kitlenin nerelerde toplandıklarını tespit
ettikten sonra, Mıbabazı ve Neş, halkı doğrudan internet üzerinden eyleme geçmeğe
çağıran bir logo, metin ve fotoğraflar hazırlamış ve bunları Kampala’da
dağıtmıştır. Niyork Kenti’nde, zehirli malzemeler kullanılarak inşa edilmiş toplu konutlarda yaşayan insanların fotoğraflarını çeken Ana Bridiga’
nın bu fotoğrafları Niyork Tayms, Niyork Günlük Haberler (New York Daily News)
ve VAYS (VICE)’ta yayımlandıysa da, Menhettın Birlikte (Manhattan Together)
adlı sivil toplum kuruluşunun Bridiga’nın fotoğraflarını yerel toplantılarında
ve Niyork Kenti yönetimi'ne karşı açtıkları davada kullanması bu projenin hak
ettiği başarıya ulaşmasını sağlamıştır. Valter Premo (Walter Premo)’nun kısa
filmi ve sergisi Kanadalı bir topluluğun eyaletlerinde petrol kuyusu açılmasının
ve eyaletlerinin yağmalanmasının durdurulmasıyla sonuçlanan başarılı
mücadelesini anlatmaktadır. Önceden örgütçü olan Premo filmini bezer
mücadeleler veren topluluklara seyrettirmiş ve yerel topluluklara sergi
mahalinde, izleyecekleri stratejiler hakkında öncülük etmiştir.
Seslerini duyuramayan fotoğrafçılar egemen kültürü
değiştirmekle meşguldürler ama fotoğraflarını görmekten fayda sağlayacak kitlelerin
hangi kitleler olacağı üzerinde düşünebilirler bu arada. Mesela, siyahilerin
tarihi yerleşme bölgesi Küins (Queens) kenar mahallesindeki Afrikalı Amerikalı
ev sahiplerinin hikayelerini anlatan, yıldızı parlayan Elyas
Wilyams (Elias Williams)! Wilyans’ın fotoğraflarını gören beyaz fotoğrafçılar, orta
sınıftan bir siyahinin evinin içini gösteren bir fotoğrafı o güne kadar hiç
görmediklerini söylemiştir Vilyams’a. Ancak hiçbirinin, benim otuz yaşlarında
ve Vilyams’ın oturduğu Güney Bronks (Bronx)’tan 10 dakikalık bir mesafede
kirada oturan berberim gibi bir berberi yoktur. Bir keresinde onun berber
sandalyesinde otururken bana “Kosbi Şov (The Cosby Show) bizlerin de bir ev
sahibi olabileceğimizi gördüğümüz tek yerdi” demişti. Ya bir de Vilyams
fotoğrafları benim berbeirimin instagram hesabında ya da berberimin ziyaret
ettiği internet yörelerinde görülse! Vilyams’ın fotoğrafları bir de bu bölgede
de dağıtılsaydı!?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder