7 Nisan 2018 Cumartesi

PİKSEL PİKSEL HİKÂYELER | .. DEBELENİYOR,


 İlk yazarımız sn. Rana Öztürk'e "Hoşgeldiniz!" diyoruz!






Rana Öztürk
Yayına hazırlayan : Ziya Şefik Atun., 8 Nisan 2018., FT.B. 00029.

şüyor göğümden rüyama akan görüntüler... aniden üzülürcesine gölgeler, gölgeler arsız.. sahi ışıkta mı göğüm.. göğüm solgun, arka bahçemden görüntüler.. debeleniyor,
görüntü atlamıyor üst üste varıyor.. atlamıyor, aklımı zorluyor.. ölüyor doğuyor reenkarnasyon nöbetinde ışık.. solgun zamanında.. Umman gibi deniz.. umman gibi görüntüler dönüyor.. debeleniyor, ağlıyor, çırpınıyor, varoluyor yokoluyor hızında zamanın..

Odamda gün ölüsü süzülmüş ışıkla uyanıyorum.. Yataktan çıkıyorum mavi giyiniyorum, Mersin gibi mavi.. saçlarım temiz.. bir iki boya kalemi yüzümde. Dudaklarımda şeftali tonu tüysüz.. Kirpiklerim kısa, ömrüme uzanamıyor.. maskara da yetmiyor uzatmaya.. Telefonum elimde,  kav-rıyorum, tüm dünyam orada, dünyam var dünyam cepte.. 

Çarşaflarımı değiştirmiyorum, kaç süredir öyle kendi tenimin ötesi yok, başka koku yok, aşk yok.. Göğsümün ağrısı nicedir dinmiyor.. evde dolaşan kedi, tekir yalanıyor.. dünden koyduğum suyu yemeği duruyor.. nicedir aç ama beklemede.. kimsesiz... Bazen yastık yüzünde, çenesini iliştiriyor yastığa ağlıyor.. Makineyi alıyorum elime öyle zamanlarda çekiyorum onu.... gözlerini kısıyor.. rahatsız durumdan.. zorlamıyorum onu, makineyi bırakıyorum kenara, okşuyorum ellerimle seviyorum onu ilgisiz sevgisiz sevdasız kalmış tüylerini okşuyorum.. Kulağına eğilerek fısıldıyorum, geçecek..! dinecek ağrı, geçecek..

Holde ışığı takip ediyorum. Beni mutfak penceresine kadar götüren ışık, sokağa açılan pencereye .. ışığa varıyorum.. pencereyi açıyorum mutfağın kalbi açılıyor, gün doluyor içeri..nefes..soluk.. hafif rüzgar ılığı.. güneş sert, gün sert.. kahvemi yapıyorum, öyle ocakta dakikalarca değil elektrik ısıtıcılarla kaynama 1 dakika bile sürmüyor.. hızlı hazır.. zamanım kalıyor telefonumu karıştırmaya.. hızlıca parmaklarımın arasında kaydırıyorum tüm fotoğrafları.. kendime benzeyeni beğeniyorum kendime benzettiğim benden olanı.. diğerlerini kaydırıyorum hızlıca.. herkes kendinden olanı seviyor hızlıca.. sevmek hızlıca.. beğenmek kendinden olanı.. Kahvem bitti hızlıca.. Dolaptan soğuk su dolu, plastik olmadığına ikna edilmek için fazlaca para verilmesi sağlanmış tapır suluğumu alıyorum.. Çantama atıyorum.. mutfak kapısından hole girmeden hop.. sol çıkış kapısına yöneliyorum..Vestiyerde bıraktığım makinemin hızlıca ayarına bakıyorum.. gün sert,ışık sert dışarda; diyafram 8, ens-tantene ortalama 640 ıso 100 iyi kurtarır... sokak kapısından çıkar çıkmaz mazallah bir işgal fotoğrafı bir akbaba falan kaçırırım hazırlıklı olmak lazım diyorum kendime kahkaha atarken.. Makinem omuzumda, çantam diğer omuzumda.. kedim evimde.. kalbim uykuda... çıkıyorum evden...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder