27 Eylül 2018 Perşembe

KADRAJIN ARABI | FOTO HİKMET


  M. Uğur Gökhan, yayıma hazırlayan : Ziya Şefik Atun, yayımlandığı tarih : 27 Eylül, 2018,  , FT.B. 257.

          İster ev eşyası ister bir kitap olsun, tarihi çok eskilere dayanan eşyaları saklamaktan, eğer mümkünse onları evimin bir köşesinde sergilemekten çok keyif alırım. Babaannemden kalan Singer marka dikiş makinesi ya da eski çeyiz sandığı bunlardan bazıları. Bir de kitaplar, dergiler var. Geçen günü bunları karıştırırken elime 1950’ler de her hafta Cumartesi günleri yayımlanan, içeriğinde, ”Haftalık ses, saz ve Tiyatro Sanatkârları Mecmuası” olarak yazan ’Radyo Magazin’ dergilerinin değişik sayılarından oluşturulmuş bir cilt elime geçti. O zamanların ünlü bestekâr ve şarkıcıları ile yapılan röportajlara ve sanat dünyasından haberlere yer verilmiş. Kimler yok ki; Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses, Safiye Ayla, Münir Nurettin Selçuk, Selahattin Pınar gibi benim bildiklerim ve bazılarını hayatta iken tanımış olduğum  isimler dışında, adını hiç duymadığım, o dönemin çok ünlü şahsiyetleri ile ilgili röportajlar, haberler ve tabii ki fotoğraflar vardı. Dikkat ettim fotoğrafların altında hep aynı isim yazılıydı: Foto Hikmet. Merak ettim kimdi bu Foto Hikmet?
 
          Günün teknolojisi internet sağ olsun, hemen araştırmaya başladım, karşıma, ”Foto Hikmet” ile ilgili birçok bilgi geldi ama bir kaçı hariç hiçbirinin öyküsü benim aradığım kişi ile örtüşmüyordu. Sonunda içeriğini okuyunca benim aradığım kişi olduğunu hemen anladığım, kendisi hakkında bilgi veren ve röportaj yapılan makaleyi okumaya başladım. Gerçekten çok ilginç, eğlenceli ve bir o kadar da hüzünlü bir yaşam öyküsü: 

                “1921 doğumlu ‘Foto Hikmet’ olarak tanınan Hikmet Ildız, ilk fotoğraf makinesini 14 yaşındayken alıyor. O zamanlar İstanbul Erkek Lisesi'nde öğrenci. Bayram ve sünnet harçlığından biriktirdiği 3,5 liraya aldığı bu makine ile bir yıl idare ettikten sonra bir akrabası ona daha profesyonel olan bir 6x9 Voigtlaender hediye ediyor. 17 yaşına geldiğinde kafasında bir proje var  : kendine bir memleket albümü hazırlamak. 390 liralık kombine bir tren bileti alıyor ve iki ay  trenin gidebildiği her yeri, Anadolu'yu geziyor. Fotoğraf sevdası yüzünden okula da devam etmiyor. 1941'de askerliğini yapıyor, üç yıl sürüyor askerliği. İzinlerinde gazinolarda şipşakçılık yapıyor. Askerlik bitince Galatasaray'daki Foto Pastel'de çalışmaya başlıyor, ama sadece geceleri gazinolarda çalışmak ona yetmiyor ve ‘‘Gazetecilik hastalığı içimde iyice büyüdü...’’ diye anlatıyor.

          “1947 yılında Haldun Simavi ‘7 Gün'ü çıkardığı zaman, Foto Hikmet de orada çalışmaya başlıyor. İlk gerçek gazeteciliğini Sait Faik Abasıyanık ile yapıyor, birlikte röportajlara gidiyorlar. Burada bir yıl çalıştıktan sonra 1948'te 7 Gün'ün binasında çıkmaya başlayan Hürriyet Gazetesi'nde çalışmaya başlıyor. Fotoğrafçıların sayısı az o dönemde, tabii gazetelere fotoğraf yetiştirenlerin de... Hikmet Ildız’da her gün gazetelere fotoğraf yetiştirebilmek için ajans kurmaya karar veriyor. 1951 yılında Beyoğlu'nda Atlas Sineması'nın karşısındaki binada İstanbul Fotoğraf Ajansı'nı (İFA) kuruyor. Altında motosikleti, her yere gidiyor. Yunanistan'da kralla yumurta tokuşturmaktan tutun da Ankara'da meclis açılışına, Edirne'de Kırkpınar Güreşleri'ne kadar her yerde fotoğraf çekiyor. O kadar işin arasında motosikletinin arkasında kızları gezdirmeyi de ihmal etmeyen Foto Hikmet, Radyo Magazin'le çalışmaya başlayınca yoldan çıkıyor... ‘‘Zaten biraz çapkındım. Dergi için şarkıcılar, film artistleri, dansözler derken biz iyice baştan çıktık. İlk evliliğim böyle sona erdi zaten. Hep açık saçık fotoğraflar çekiyoruz, insan istemese de oluyor...’’





          Bu röportaj yapıldığı tarihte ( 09 Ocak 1999 yılı) 78 yaşındaymış ve fotoğrafçılıkla geçen 64 yılı sayısız anıyla dolu. Bu anılarından oluşan bir sergi açmayı düşünüyor. Ancak kendi çektiği fotoğrafların birçoğu şu anda elinde değil. Beyoğlu'ndaki stüdyosunu 1989 yılında kapatmak zorunda kalınca hepsini bir eskiciye vermiş, biraz kırgınlıkla. O fotoğraflar şimdi sahaflarda ‘‘prim’’ yapıyor. Boğaz Köprüsü'nün açılış fotoğrafı Hikmet Bey'in elinde kalanlardan birisi. Bir de yaşadığı ve kendi ağzından aktardığı trajikomik bir öyküsü var: ” Galatasaray'da bir Rus lokantasına gitmiştik bir arkadaşla. İlginç bir adam vardı onunla fotoğraf üzerine konuşmaya başladık. Robert Kolej'de profesörmüş, ben ona kendimi tanıttım, 'Foto Hikmet' diye. İstanbul meraklısı bir bey. 'Tanımaz mıyım? Ben sizin fotoğraflarınıza sahaflarda dünyanın parasını verip aldım. Siz öldünüz diye' dedi. O gün lokantada sandalyenin üzerine çıkıp anlattı bu olanları. Hepimiz çok güldük.”

          Yazar Şemsi Sılkım, ‘Şöhret: Bir zamanlar Türkiye’ adlı kitabında Hikmet Ildız’a ayırdığı sayfasında şöyle yazmış: ”Magazin ağırlıklı haberlerin resimli olmasında çığır açan Hikmet Ildız’ın motosikletiyle gidip çektiği ve bir saat içinde gazetelere yetiştirdiği resimleri önünde gören gazetelerin yazı müdürleri, bu resimleri İFA imzasıyla sayfalarına koyduklarında, o gazetenin foto muhabirleri de sinirden adeta kahroluyorlardı. Bu olay üzerine bazı foto muhabirleri kendilerine otomobil temin etmek zorunda kalınca, gazeteler de olaylara araçlarla yetişme girişimine başladı. İşin ilginç olayı, İFA Hikmet Ildız bu konuda bir devrimin öncüsü oldu.” 

          İşte bir devre damga vuran ve bizim neslin ancak okuyarak kendisi hakkında bilgi sahibi olduğu Foto Hikmet’in öyküsü kısaca böyle. Saygıyla anıyorum bu fotoğraf emekçisini.

M. Uğur Gökhan

Kaynaklar:
Makaleler : http://www.hurriyet.com.tr/gundem/foto-hikmet-39057375 web sayfası  ve ‘Şöhret: Bir zamanlar Türkiye’-Yazar Şemsi Sılkım kitaptan alıntıdır.

Fotoğraf : Foto Hikmet ünlü aktirist Gina Lollobrogida ile - ‘Şöhret: Bir zamanlar Türkiye’-Yazar Şemsi Sılkım kitabından.


                 .
    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder