Tercüme : Ziya Şefik Atun, 27 Haziran 2020, FT.B. 291.
Ön Bilgi :
Albert Ekştayn'ın fotoğrafları 9-18 Ekim 2019 tarihlerinde Ankara'da Çağdaş Sanatlar Galerisi'nde Albert Eckstein'ın Yaşamı ve Anadolu İzlenimleri adıyla sergilenmiştir.
Aşağıda tercümesi sunduğum makâlenin eşlik ettiği fotoğrafları burada görebilirsiniz :
Sergi haberleri :
http://www.ticarihayat.com.tr/haber/Albert-Eckstein-in-Anadolu-Izlenimleri-sergisi-CSM-de/46722
https://sonsoz.com.tr/albert-ecksteinin-anadolu-izlenimleri-csmde/
http://www.cankayagazetesi.com/2019/10/albert-ecksteinin-anadolu-izlenimleri-csmde/
Kitaplar :
Akar N. (2003) : Anadolu’da Bir Çocuk Doktoru : Ord.Prof.Dr.Albert Eckstein, Pelikan Yayınları, İstanbul.
Akar
N., Alp C. (2005) : Prof.Albert Eckstein ile Anadolu’da Onbeş Yıl
(1935-1950), Ankara Üniversitesi Kültür ve Sanat Yayınları No.2, Ankara.
Reisman A. (2011) : Nazizmden Kaçanlar ve Atatürk’ün Vizyonu, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul.
Nejat Akar, Alp Can, Ayşe Aysu Oral, Albert Eckstein - Anadolu'da Bir Hekim, Ankara Üniversitesi Yayınevi, 2017.
Makâleler :
Ord.Prof. Albert Eckstein, erişim : https://portreler.fisek.org.tr/ord-prof-albert-eckstein/ , 27.06.2020.
Albert Eckstein, erişim : http://en.citizendium.org/wiki/Albert_Eckstein , 27.06.2020.
Türkiye'nin Çocuklarını Kurtarmak
Kaynak
: "Saving Turkey's Children", İv Leysi - Stuart Roberts, Kembiriç
Üniversitesi Sayısal Yayımlar Belgeliği ["Saving Turkey's Children", Eve
Lacey - Suart Roberts, Digital Archive, Cambridge Üniversity], erişim :
https://www.cam.ac.uk/stories/Eckstein, 26.06.2020.
Tercüme : Ziya Şefik Atun.
Hitler tarafından sınırdışı edilen Albert Ekştayn (Albert Eckstein) tıp uzmanlığını Türkiye'nin en fakir çocuklarını ölmekten kurtarmak için kullanmıştır.
1930 yıllarında Türkiye'nin en fakir bölgelerinde Ekştayn tarafından çekilmiş fotoğraflardan meydana gelen dikkâte değer fotoğraf derlemesi Kembriç Sayısal Arşivi (Cambridge Digital Archive) tarafından internet üzerinde herkesin istifâdesine açılmıştır.
Albert Ekştayn 1950 senesinde; Birinci Paylaşım Savaşı'nda asker olarak Alman ordusunda görev yapmış, Nazi partisi tarafından sınırdışı edilmiş ve 1930 yıllarında Türkiye'nin taşra bölgelerinde hemen hemen her iki çocuktan birini tehdit eder hâle gelmiş çocuk ölümü oranını azaltmış olarak 59 yaşında vefat etmiştir.
1930 yıllarında Türkiye'nin en fakir bölgelerinde Ekştayn tarafından çekilmiş fotoğraflardan meydana gelen dikkâte değer fotoğraf derlemesi Kembriç Sayısal Arşivi (Cambridge Digital Archive) tarafından internet üzerinde herkesin istifâdesine açılmıştır.
Albert Ekştayn 1950 senesinde; Birinci Paylaşım Savaşı'nda asker olarak Alman ordusunda görev yapmış, Nazi partisi tarafından sınırdışı edilmiş ve 1930 yıllarında Türkiye'nin taşra bölgelerinde hemen hemen her iki çocuktan birini tehdit eder hâle gelmiş çocuk ölümü oranını azaltmış olarak 59 yaşında vefat etmiştir.
1. Fotoğraf : Seyahatlerinin biri esnâsında Ekştayn, solunda oturan bir köy muhtarıyla sohbet ederken.
Ekştayn'ın Türkiye'de karşılaştığı hayat ve çalışma şartlarını ve Türkiye'nin yüksek çocuk olümü oranına sebep taşra yoksulluğunu belgeleyen 1000 adetten fazla fotoğraf Kembriç Üniversitesi'nin Sayısal Belgeliğine katıldı.
Bu fotoğraf külliyatı Türkiye Cumhûriyeti'nin ilk devrinin tıp ve toplum târihinin emsâlsiz belgeleridir. Ekştayn Albümleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Paylaşım Savaşı'nda yenilmesini tâkiben sâdece on yıl önce kurulmuş bir ülkenin 1935-1939 yılları arasıdaki devrinin hâmilelik ve çocuk olümü dökümünü belgelemektedir.
2. Fotoğraf
Ekştayn tâyin edildiği vâzifesini Anadolu'nun taşra kasabalarındaki toplum ve ekonomi gerçeklerini tespit vâsıtası olarak kullanmıştır. Konya, Isparta ve başka bölgelerdeki köylüleri, Istanbul ve Ankara'nın şehir hayatını ve bu şehirlerdeki anıtların fotoğraflarını çekmiştir Ekştayn.
Ekştayn ailesi Kembriç'e yerleşmiştir. Albümler geçen sene Sikillitır Merkezi'ne (Skilliter Center) bağışlanmıştır. Niunharn Entitüsü (Newnharn College)'nde bulunan merkez Osmanlı İmparatorluğu ve Türikye Cumhûriyeti'nin ilk devirini kapsayan tarih, edebiyat ve kültür araştırmalarını desteklemektedir.
Fotoğrafların sayısallaştırılması, genç Cumhûriyet'in sağlıklı çocuklar yetiştirme seferberliğinin birinci elden ve emsâlsiz kaynak mâlzemesinin ve önemli görgü tanıklığının yeniden gün yüzüne çıkarılmasıdır.
Albert Ekştayn'ın Hayatı ve Sürgün Edilişi
Albet Ekştayn 1935 yılında Adolf Hitler ve Herman Göring tarafından imzalanmış ve kendisine Prusya Hükümeti'ndeki kamu vâzifesinden el çektirildiğini bildiren bir mektup almıştır.
Almanya'nın güneyinde bulunan Ulm kentinde 1891 yılında doğan Ekştayn, Frayburg (Freiburg), Laypzig (Leipzig) ve Münih'de tıp eğitimi görmüştür. Tıp eğitimini bitirdikten kısa bir süre sonra Alman ordusunda silâh altına alınmış, birinci Paylaşım Savaşı'na katılmış ve savaşın sonunda ordudan madalyalı bir subay olarak terhis olmuştur.
Silâh bırakışmasını müteakiben Ekştayn, Üniversite'nin Çocuk Hastalıkları bölümünde çalışmağa başlamış ve 1923 yılında kıdamli eğitimci olmuştur.1925 senesinde Düseldorf Tıp Akademisi Çocuk Hastânesi'nde şef olarak çalışmağa başlamıştır.
Çocuk hastalıkları alanında ülkenin başlıca uzmanlarından biri olmuştur. Almanya 1930 yılında Nazi tîranlığının avucuna düşünce faşist yönetim Alman Yahudilerini tâciz etmeğe ve aşağılamağa başlamıştır.
1935 senesinde Hitler ve Göring tarafından imzalanmış ve kendisine vâzifesinden el çektirildiğini bildiren mektubu alınca, Ekştayn başka bir ülkeye göç etmeğe karar vermiştir. Glasgov ve Birleşik Amerika Devletleri'nden gelen teklifleri reddeden Ekştayn Ankara Üniversitesi'nde bölüm başkanlığını içeren bir sözleşme imzâlamıştır Türkiye Hükûmeti'yle.
Önleyici Çocuk Tıbbı dalında uzman Ekştayn, genç Türkiye Cumhûriyeti'nin kararlılıkla yürütülen toplum sağlığı programı için biçilmiş kaftandır.
Ekştayn yeni görevinde, sâdece Istanbul ve yeni kurulmakta olan başkent Ankara gibi belli başlı şelirlerin sınırları içinde değil, geniş fakir taşra bölgelerinde de bebek ve çocuk sağlığını araştırmıştır.
Genç Türkiye Cumhûriyeti
Albert Ekştayn Ankara'da, Almanya Dışında Bluanan Alman Bilim İnsanlarına Yardım Komitesi vasıtasıyla kendisiyle irtibata geçen, Atatürk'ün Sağlık Bakanı Refik Saydam tarafından karşılanmıştır. Refik Saydam, Ekştayn'a önleyici tıp politikasını incelemek görevini vermiştir. Ekştayn'ın Türkiye'de geçirdiği yıllar ülkede sağlık, eğitim, ulaşım ve diğer alanlarda çok ciddî yenileştirmelerin yapıldığı döneme denk gelmiştir. Görev bölgesi taşra olup özneleri hızlı modernleşme projesinin bel kemiği olan insanlardı.
Ekştayn Türkiye'ye Cumhûriyeti'n 12. yılını kutlaması yaklaşırken varmıştı. Bu dönemde ciddî yenileştirmeler yol almış olsa da geçmişte benzer yenileştirme teşebbüslerinin başına gelenler insanların hâlâ hatırındaydı.
Ekştayn Albümleri, Türk tıp târihine ve Yahudi göçmenlerinin Atatürk'ün sağlıkta ve toplumda yaptığı devrimlere katkısına içeriden bir bakış sunmaktadır. Sağlıklı çocuklar yetiştirme seferberliği, sağlık ve temizlik için temel eğitim, sıtma ve göz nezlesi (trohoma) gibi yaygın ve toplum sağlığını zaafa uğratan hastalıklara karşı ciddî seferberlikler yürütülmektedir bu dönemde ülkede.
Fotoğrafların ortaya koyduğu taşranın fakirliği genç Cumhûriyetin, tıbbî şartları iyileştirmek ve yüksek çocuk ve anne ölüm oranlarını düşürmek için karşılaştığı güçlükleri apaçık önümüze sermektedir. Ekştayn bu görevini bir savaş sonrasında silâh başı yapmak olarak kabûl etmiştir.
"Sıtma ekvatorda ve ekvator altında en büyük felâkettir. Çocuk olümü oranı muazzamdır. Rusya, Balkanlar, Polonya, İtalya, İspanya ve Hollanda'da bu hastalık bir salgın hâlini alabilir. Bugüne kadar bu hastalıktann korunmuş olan ülkeler ve bölgeler, büyük nüfus hareketleri sebebiyle, bu korkunç hastalığa dûçar olabilir. Şimdi savaş kışkırtıcılarının sesi kesilmiş olsa da, hastalığa karşı savaş sürmektedir. Birleşik harekâtların savaşta fayda sağladığı ispatlanmıştır. Barışta da hıfz-ı sıhhacılar, doğumcular ve çocuk sağlıklçıları arasındaki fiilî ve hummalı işbirliği sıtmadan mütevellit çocuk ölülerini azaltacaktır." - Albert Ekştayn.
Ekştayn'ın tıbbî vazifesi esnâsında çektiği fotoğraflar sağlıklı bir toplumu oluşturacak veya daha da kötüleşecek hastalık koşullarını yaratacak hayat şartlarını bize gösteren belgeler dizisidir.
Fotoğraf albümleri bütüncül salgın hastalık tıbbı ve önleyici tıp bakışı açısının kanıtlarıdır. Fotoğraflar genç Cumhûriyet'in taşrada yaşayan halkının toplumsal ve ekonomik şartlarına ışık tutmaktadır.
Bu fotoğrafların arasında kırık kemik fotoğrafları ya da hasta çocukların fotoğrafları yoktur. Ekştayn'ın merceği çeşmelere, demir yollarına, kavun hasatlarına, tütün yaprakları ayıklıyan çocuklara odaklanmıştır.
Birinci derecedeki konusu kadınlar ve çocuklardır ve bunların fotoğraflarını kendi mimârî ve arkeolojik çevreleri içinde çekmiştir. Fotoğrafların arka plânları konutların sağlık ve sağlığın sürüdürülmesi için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Fotoğrafların arka plânlarında, oluşturulan milletin heykelleri ve simgeleriyle birlikte Türk çağdaşlaşmasının tarih öncesi de görülmektedir.
Skillitır Osmanlı Araştırmaları Merkezi Müdürü Dr. Keyt Fliit (Kate Fleet) "Albert Ekştayn'ın Anadolu'nun taşralarında 1930 yıllarında çektiği fotoğraflar Türkiye Cumhûriyeti'nin ilk yıllarının taşra hayatının özünü ortaya koyan ender ve muhteşem fotoğraflardır" diyerek fotoğraflar hakkındaki fikrini ifâde etmekte ve şöyle devâm etmekdedir : "Fotoğrafların yoksul ve çetin hayat şartlarını sergilemesinin yanısıra rahatlık ve sıcaklığa sâhip olmaları; fotoğrafçıyla modeli arasındaki sammiyeti ve fotoğrafın anlık olduğunun hissettirmesi, ki bu özellikler bu fotoğrafların çekildiği devirde çekilen benzer fotoğraflarda pek görülmekmemektedir, bu fotoğrafları bilhassa özgün kılmaktadır"
Kadınlar ve Çocuklar
Ekştayn'ın ana ve çocuk tıbbına yoğunlaşması ana ve çocuk kimliğinin Türkiye Cumhûriyeti için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Hükümet uzun savaş yıllarından sonra ülkenin nüfûsunu takviye etmeği amaçlayan bir strateji gütmektedir. Ölüm oranının hayli yüksek olduğu yıllardan sonra azalan nüfûsu takviye etmek için her bir kadın ortalama dört çocuk doğurmaktadır.
Fotoğrafların çekildiği bölgelerde14 yaşından küçük çocukların nüfûsun yüzde kırkını meydana getirdiği anlaşılmaktadır.
Çocuklar ayrıca millet simgesi olarak da ömemliydiler. Ekştayn'ın fotoğrafları milletin en genç vatandaşlarına yeni bakışına da tanıklık etmektedir.
Albert ve eşi Erna seyâhâtleri boyunca altmış köyü ziyâret etmiş ve sekiz bin kadını muayene etmiştir. Muayene edilen sekiz bin kadın çiftin ziyâret ettiği kadın nüfûsunun üçte birine tekâbül etmektedir.
Bu derleme Andolu'nun etnik ve profilinin ve büyük çocukların küçük kardeşlerinin bakımlarını üstlenmeleri ve kadının çiftçilikte önemli işgücü olması gibi hususları içeren aile yapısının görsel kanıtıdır.
Kadın işgücü özellikle savaştan sonra son derece önem kazanmıştı. 1927 senesindeki nüfûs sayımına göre ülkede bir milyon dul kadın bulunmaktadır.
Kadınlar ve çocuklar yün ve pamuk üretiminde de ağırlıklı olarak çalışmaktadır. Denizli'de tezgâhların başındaki kadınların ve Niğde'de yün eğiren kadınların fotoğrafları mevcuttur bu fotoğraflar arasında. Ekştayn'ın çektiği portreler kendine güvenen, glümseyen, çalışan, bir yabancı erkek hekime poz vermekten kaçınmayan kadınların portreleridir.
Dr. Keyt Fliit : "Bu fotoğraflar bu dönem Türkiye tarihini araştıranlar için kıymet biçilemez bir kaynaktır."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder